Turk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Hemsireleri Dernegi
Assessment of Xerostomia Levels in Patients Undergoing Hemodialysis Treatment
By Alev Yıldız Ilıman and Aleyna Erten.
Abstract
Amaç: Bu çalışmanın amacı, hemodiyaliz hastalarında kserostomiyi nefroloji hemşireliği bakış açısıyla değerlendirmek ve subjektif kserostomi semptomları ile objektif oral kuruluk göstergeleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu çalışmanın örneklemini, Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hemodiyaliz Biriminde tedavi gören 40 hemodiyaliz hastası oluşturmuştur. Veriler, yüz yüze görüşme yöntemiyle “Kişisel Bilgi Formu” ve 11 maddeden oluşan “Ağız Kuruluğu Subjektif Değerlendirme Formu” kullanılarak toplanmıştır. Tükürük pH'sı, pH indikatörü ile, objektif oral kuruluk ise Modifiye Schirmer Testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Tükürük akış hızı doğrudan ölçülmemiştir. Bulgular: Kserostomi semptom skoru 24,05±12,60 (olası puan aralığı: 0-110) olarak bulunmuş ve en sık bildirilen yakınma susuzluk olmuştur. Hemodiyaliz öncesi ve sonrası objektif oral kuruluk skorları arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Tükürük pH değerlerinin fizyolojik sınırlar içinde olduğu belirlenmiştir. Kserostomi semptom skorları ile demografik özellikler, ilaç kullanımı, tükürük pH ve klinik ağız sağlığı göstergeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Kserostomi semptom skorları ile Modifiye Schirmer Testi kullanılarak değerlendirilen objektif oral kuruluk ölçümleri arasında anlamlı bir korelasyon saptanmamıştır. Sonuç: Kserostomi semptomları ile Modifiye Schirmer Testi ile değerlendirilen objektif oral kuruluk göstergeleri arasında anlamlı korelasyon saptanmaması, bu göstergelerin her zaman paralellik göstermeyebileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle hemodiyaliz hastalarında ağız kuruluğunun değerlendirilmesinde subjektif semptomların objektif bulgularla birlikte ele alınması ve rutin hemşirelik değerlendirmesine entegre edilmesi, bireysel gereksinimlerin erken belirlenmesini ve hedefe yönelik destekleyici bakımın planlanmasını sağlayabilir



